YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19459
KARAR NO : 2016/16342
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanık …’ın savunmasında ”diğer sanıkları tanımadığını ve korsan kitap göndermediğini beyan edip atılı suçu kabul etmediği” cihetle, dosya arasında mevcut …Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosunun 01.04.2010 tarihli e-mailine kargo şirketi yetkilisi …’nın bahse geçen kargoyu sanık …’ın gönderdiğine dair cevabi yazısına göre … dinlenilerek ve göndericiye ilişkin bilgi ve belgelerin nelerden ibaret olduğu araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik kovuşturma ile sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu ve bandrolsüz eserlerle ilgili şikayet olmasının da durumu değiştirmeyeceği cihetle UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanıklar hakkında;
a)Sanık … yönünden;
…1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 28/03/2013 tarih ve 2011/13 Esas- 2013/178 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/12308,
…1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarih ve 2010/408 Esas- 2013/510 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/32038 esaslarında kayıtlı olan,
b) Sanık … yönünden;
…2.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarih ve 2011/113 esas, 2013/813 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/33961 esasında kayıtlı olan,
c)Sanık … yönünden;
…1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarih ve 2010/408 esas, 2013/510 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/32038 sayılı dosyası ile …1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 24/01/2011 tarih ve 2010/211 esas, 2011/12 sayılı kararı ile verilip onanarak keşinleşen dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyalar getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi, kesinleşmiş olanların ise suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve haklarında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
3-Kabule göre de;
a)-5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK’nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun’un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.” denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir.
Somut olayda, dosyaya yansıyan maddi bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece zarar giderilmediğinden bahisle sanıklar … ile … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.