YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9499
KARAR NO : 2016/1132
KARAR TARİHİ : 03.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde
Yalan Beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların niteliği, cezaların türleri, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık …’nın hırsızlık suçundan eylemine uyan, 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olduğu ve aynı Kanunun 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımı süresinin, son kesilme işlemi olarak hükmün verildiği 06.03.2007 tarihinden inceleme tarihine kadar geçtiği,
Sanık …’nın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan eylemine uyan, 765 sayılı TCK’nın 343/2. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinden yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 206/1, 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olduğu ve aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 16.10.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçtiği,
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’ın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 66/1-e, 66/2. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu,
anılan Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olduğu anlaşılmakla, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin, son kesilme işlemi olarak hükmün verildiği 06.03.2007 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.