YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6621
KARAR NO : 2016/517
KARAR TARİHİ : 01.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 168/1, 62/1, 52/2, 53/1 maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 540 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanık …’in temyiz dışı sanık … ile birlikte mağdur …’nin araç kiralama ofisine giderek 55 SN 429 plaka sayılı aracı kiraladıkları, kira sözleşmesi yapılırken kiralayanın İskender olduğu, sanık …’ın ise … adı altında sahte bir kimlikle kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı bu olayla ilgili olarak resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı bir soruşturma yürütüldüğü, bu şekilde sanık …’in hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda;
Suça konu aracın sanığa ifa ettiği meslek ya da hizmet dolayısıyla tevdi edilmemiş olması nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle şikayet yokluğu nedeniyle TCK 155/1, 73/1, CMK 223/1 maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
Kabule göre de ;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
2-Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas … Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/273 esas 2008/858 karar sayılı 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararı nazara alınarak TCK 53 ile ilgili uygulamanın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.