Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/16427 E. 2016/8518 K. 31.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16427
KARAR NO : 2016/8518
KARAR TARİHİ : 31.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, alacak isteminin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 31.05.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av…. geldi. Karşı taraf adına davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldügünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, kardeşleri olan davalılar ile birlikte ortak olarak dava dışı … Kooperatifinin müteahhitlik işlerini yaptıklarını, kooperatiften bu işlerin karşılığı olarak 3 ayrı taşınmaz verildiğini, ancak müvekkili adına tescil edilen 3361 parseldeki taşınmazın satılarak bedelinin yine bu işte kullanıldığını, bunun üzerine müvekkilinin hak kaybına uğramaması için davalılar ile aralarında 26.01.2001 tarihli bir adi yazılı sözleşme düzenlediklerini, bu sözleşmeye göre davalılar adına tescilli 2 adet taşınmazda davacının eşit paya sahip olduğunu, ancak bu payların adına tescilinin yapılmadığını ileri sürerek; dükkanlardaki 1/3 payın adına tescilini, bu talebinin mümkün olmaması halinde dava tarihi itibariyle kendisine ait paylarının bedelinin faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının fotokopisini sunduğu sözleşmenin müvekkilleri tarafından hazırlanmadığını ve imzalanmadığını, bu sözleşmenin gerçek olduğu kabul edilse bile resmi şekilde yapılmadığından geçerli olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …’in yargılama sırasında vefat etmesi üzerine, yasal mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

Mahkemece; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, alacak isteminin kabulü ile 93.376 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 01.07.2013 günlü ve 2012/22530 E. 2013/18078 K. sayılı ilamı ile;
(…1-Dava, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, kardeşleri olan davalılar ile birlikte ortak yaptıkları müteahhitlik işinden doğan alacaklarına karşılık verilen taşınmazların paylaştırılmasına konu aralarında adi yazılı sözleşme yaptıklarını belirterek fotokopi bir sözleşme metnini dosyaya ibraz etmiştir. Davalılar sözleşmenin kendileri tarafından hazırlanmadığını ve söz konusu fotokopi belgeyi imzalamadıklarını belirterek sözleşme içeriğini kabul etmemişlerdir. Davacı tarafından fotokopi olarak dosyaya sunulan belgenin aslı ibraz edilememiş olup, fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamayacağından, bu belgenin geçerli bir belge olarak kabulü de mümkün değildir. Davacı, tanık deliline dayanmıştır. Davacının dayandığı belgenin geçerli bir belge olmadığı ve tarafların kardeş olduğu gözetilerek HMK. 203/1 maddesi gereğince tanık dinlenebilir. Davacının tanıkları celp edilip dinlenmeli ve varsa davalılardan karşı delilleri sorulup toplanarak, deliller değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yönlerin göz ardı edilerek, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.)
Gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak ve yapılan yargılama sonunda, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, alacak isteminin kabulü ile 93.376 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca, davalı … adına kayıtlı olan 3359 parsel ile davalı … adına kayıtlı olan 3360 parsel sayılı taşınmazların 1/3 payı üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek; taşınmazların 1/3 ‘er paylarının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde davacının hak sahibi bulunduğu payların bedelinın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Buna göre, mahkemece; 3359 parseldeki 1/3 payın bedelinin davalı … mirasçılarından, 3360 parseldeki 1/3 payın bedelinin ise davalı …’dan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile her iki parseldeki payların toplam bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 31.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.