YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15797
KARAR NO : 2016/8573
KARAR TARİHİ : 31.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili Av. … tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 31.05.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalılar ve vekilleri gelmedi. Karşı taraf davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı kişilerin, müvekkili şirket ile… ve… aleyhine tazminat davası açtıklarını, mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğini, tazminat alacaklısının ilamı icraya koyduğunu, müvekkilinin toplam 371.557,73 TL ödediğini, davalıların kusuruna tekabül eden 139.334,14 TL’nin rücuan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili beyanında; müvekkilleri hakkında ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararının, temyiz incelemesi aşamasında bozulduğunu ve bozmaya uyan ceza mahkemesince, somut olayda müvekkillerine yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından bahisle beraat kararı verildiğini, bu karar ile müvekkillerinin kusursuzluğunun sabit olduğunu bildirerek; yeniden kusur raporu alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; ceza dosyası celbedilmiş, davalılar vekilinin talebi üzerine kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için … Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiş, kurum tarafından; dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesinde doğan fiillerdeki kusurun tayin ve tespitinin inceleme yetkilerinin dışında bırakıldığının belirtilmesi üzerine, tazminat dosyasındaki kusur oranları dikkate alınarak, davanın kabulü ile 139.334,14 TL’nin, zarar görenlere yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Dava; rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; tazminat davasında alınan kusur raporunun, rücuen tazminat dosyasında hükme esas alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından, kazazede…’ın, 08.06.2005 günü, olayın vuku bulduğu evin balkonunda bulunan pis su borusundaki tıkanıklığı, yaklaşık 2,50 metre uzunluğundaki inşaat demiri ile açmak isterken elindeki demiri 34.500 V gerilimli çıplak iletken tele temas ettirmesi sonucu elektrik akımına kapılarak yaralandığı, uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için 06.10.2006 tarihinde,… ve…leyhine tazminat davası açılarak, dava dilekçesinde hükmolunacak tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Tazminat davasının yargılaması sonucu mahkemece; 29.05.2012 tarih, 2006/419 E.; 2012/314 K. sayılı ilamla, davanın kabulüne karar verilerek, 154.200,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, hükmün davalılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25.02.2013 tarih, 2012/19859 E.; 2013/2918 K. sayılı ilamıyla davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, daval…un tazminattan sorumlu tutulmasının hukuki gerekçesinin hükümde tartışılmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden karar bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, 25.06.2013 tarih, 2013/127 E.; 2013/354 K. sayılı ilamla davanın kısmen kabulü ile 154.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın 08.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte . ve … teselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyizi üzerine karar Dairemizin, 17.06.2015 tarih, 2014/15202 E.; 2015/11223 K. sayılı ilamıyla, davalı Yusuf yönünden, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Tazminat davasının yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda; kazazedenin olayın meydana geldiği tarihte 40 yaşında olduğu, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendi hayatını tehlikeye attığı, bu nedenle olayın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, … ve …anmış pis su borusunun temizliğini yaptırırken, yüksek gerilim hattının varlığını ve tehlikesini bilen kişiler olarak kazazedeyi uyarmaları, inşaat demiri ile çalışmasına müsaade etmemeleri gerektiği halde bu uyarıyı yapmamaları nedeniyle %30 müştereken kusurlu oldukları, olaya neden olan…’yi yatay ve düşey emniyet mesafesine uygun olarak tesis etmeyen daha sonraki dönemlerde de gerekli kontrolleri yaparak yönetmeliğe uygun hale getirmeyen davalı elektrik dağıtım şirketinin %50 kusurlu olduğu açıklanmış, mahkemece, bu rapor benimsenerek hüküm tesis edilmiş, eldeki rücu davasında da bu rapora dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar tazminat davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda; …’nin, tıkanmış pis su borusunun temizliğini yaptırırken, yüksek gerilim hattının varlığını ve tehlikesini bilen kişiler olarak kazazedeyi uyarmamaları nedeniyle %30 müştereken kusurlu oldukları belirtilmiş ise de, bu kişilerin ayrı ayrı kusur oranları belirlenmemiştir. Bu yönüyle tazminat davasında hükme esas alınan kusur raporu, iş bu rücuen tazminat dosyasındaki uyuşmazlığı çözecek mahiyette değildir.
Hal böyle olunca mahkemece; davalıların sorumluluklarını ve kusur oranlarını doğuran olayı ayrı ayrı gösterecek şekilde uzman bilirkişiden Yargıtay denetimine uygun rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, tazminat davasında alınan yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.