YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2540
KARAR NO : 2016/1586
KARAR TARİHİ : 22.02.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 8 parsel sayılı 262.234,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kamu orta malı olarak yayla vasfıyla tespit edilmiş ve mahkemece yayla niteliği sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline karar verilmiştir. Davacılar … ve …, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 561.04 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 831.86 metrekarelik kısımların 2/3 payın davacı … ve 1/3 payın … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayanak yaptığı 30, 31 ve 32 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları Hazine tarafından satış sureti ile oluştuğundan satış evrakları ve krokileri ilgili yerlerden getirtilerek taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında tapu kayıtları uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20. maddesi gereğince belirlenmeli, tapu kaydının sınırları yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları haritasında işaret etmesi istenilmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.