YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2934
KARAR NO : 2016/1192
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
-KARAR-
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2013 yılı için 1.820,00 TL’dir.
Davacının asıl dava olan 2007/733 esas sayılı dosyasındaki davasının reddine yine davacı olduğu birleşen 2009/1441 esas sayılı dosyasında ise 1.030,00 TL’sinin tahsiline karar verilmiştir. Davalının davacı olduğu birleştirilen 2009/556 esas sayılı dosyada ise davanın reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen 2009/1441 esas ve 2009/556 esas sayılı dosyalarda, davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.