YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7546
KARAR NO : 2016/2910
KARAR TARİHİ : 15.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f-son , 52/2, 53/1.maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası, TCK’nın 204/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan … ile araç satışı konusunda anlaşan sanığın ciro ettiği 8000 TL bedelli çeki katılan …’a verdiği, katılan …’un da işçisi aracılığıyla çeki bankaya ibrazında çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarının işlendiği iddia olunan olayda;
1- Sanığın aynı yargı çevresi içerisinde başka bir suçtan… Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu, “duruşmalardan vareste tutulmaya” dair talebi bulunmadığı ve savunmasını hazırlamak için süre verildiği halde Cumhuriyet Savcısının esas hakkında mütalaasını bildirip mahkumiyet kararının verildiği 02.05.2012 tarihli duruşmaya katılımı sağlanmadan yokluğunda karar verilmek suretiyle CMK’nın 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanığın soruşturma evresinde, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde katılanın zararını giderdiğini iddia etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; bu hususun araştırılarak sonuca göre, TCK’nın 51, 168, ve CMK’nın 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kabule göre;
1-Sanık hakkında verilen adli para cezasının TCK’nın 158/1-son maddesi gereğince suçtan elden edilen menfaatin iki katından az olamayacağına ilişkin hükmü karşısında kısa kararda sehven 1800 gün yerine 900 gün yazılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle bu husus,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.