Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/8460 E. 2016/1432 K. 09.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8460
KARAR NO : 2016/1432
KARAR TARİHİ : 09.02.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 365/2. maddesinin aksine Ceza Davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanununun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yeterli olduğundan tebliğnamedeki 4 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinin 08/02/2008 tarihinden sonra olması gözetilerek sanıkların suça konu sahadan ağaç keserek açma yapmaları nedeniyle, eylemlerinin ayrıca 5728 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanununun 91/1 maddesi kapsamındaki suçu da oluşturduğu, ağaç kesme suçundan sanıklar hakkında açılmış bir davanın da bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında zamanaşımı süresi içinde bu eylemleri yönünden karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu hususu bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğu halde sanıklar hakkında 6831 Sayılı Kanun’un 93/2. maddesi uyarınca uygulama yapılmaması,
2- Sanık …’in suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olması,sabıkasında yer alan mahkumiyetinin de hapis cezası niteliğinde olmaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı bulunan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu ve kısa süreli hapis cezalarının ertelenmiş olması durumunda TCK ‘nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.