YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5745
KARAR NO : 2016/2194
KARAR TARİHİ : 02.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
TCK’nın 155/2, 168/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, mağdur …’in işletmeciliğini yaptığı rent a car firmasından kiraladığı … plaka sayılı otomobili alım satım işi yapan diğer müştekiler … ve …’ı kandırarak ve hataya düşürerek kendisine ait gibi sattığı, böylece mağdur …’e karşı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu, diğer müştekilere karşı ise dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1- Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık savunması, şikayetçi beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın yüklenen dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça konu aracın sanığa ifa ettiği meslek ya da hizmet dolayısıyla tevdi edilmemiş olması nedeniyle eylemin şikayete tabi olan 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturması ve şikayetçinin ilk oturumda şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de; sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nın 155/2. hükmünün tatbiki suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.