YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/31544
KARAR NO : 2016/6538
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, keşide tarihinde tahrifat yapıldığını ve düzeltmedeki imzanın borçlu keşideciye ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK’nun 796. maddesine göre, yasal süre içinde çekin muhatap bankaya ibrazı zorunlu olup, ibraz edilmemesi halinde alacaklı, 6102 sayılı TTK’nun 808. maddesi gereğince takip borçlularına karşı müracaat hakkını kaybeder. Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek, adi havale niteliği taşıdığından borç ikrarını içermez. Bu itibarla, borçlular hakkında bu belgeye dayanılarak takip yapılamaz.
Somut olayda, düzenlenen bilirkişi raporunda, keşide tarihindeki düzeltme imzasının şikayetçi keşideciye ait olmadığı ve keşide tarihinin, tahrifat öncesi 20/08/2013 olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, tahrifat öncesi keşide tarihine göre, takibe konu çek muhatap bankaya süresinde ibraz edilmediğinden ve dolayısıyla yukarıda açıklanan maddelere göre, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus takip yapmasına yasal imkan bulunmadığından İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, durdurulmasına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus temyize konu edilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Borçlunun tazminat ve para cezasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda açıklandığı üzere, borçlunun isteminin İİK’nun 170/a maddesi kapsamında incelenmesi zorunlu olup, sözkonusu maddede tazminat ile para cezasına ilişkin düzenlemeye yer verilmediğinden mahkemece, tazminat ve para cezasına hükmedilmemesinde yasaya uymayan bir yön bulunmadığından kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 29,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.