Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/7929 E. 2016/7163 K. 02.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7929
KARAR NO : 2016/7163
KARAR TARİHİ : 02.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157, 43/2, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kar payı vereceğini belirtip katılanlar ve mağdurlardan muhtelif miktarlarda parayı aldıktan sonra kısa bir süre kar payı verip ana parayı iade etmeden ortadan kaybolduğu iddia ve kabul edilen olayda;
Sanığın savunmaları, mağdur ve katılan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın sabit olan eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Suçun işleniş biçimine göre mağdur sayısınca suç oluştuğu dikkate alınmaksızın tek suç kabulü ile tayin edilen cezanın TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle eksik ceza tayini ,
2)Mağdurlardan … ve …’ün yargılama aşamasında alınan beyanlarında sanığın ana paranın bir kısmını iade ettiğini belirtmeleri karşısında TCK 168/4 uyarınca kısmi ödeme halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği bakımından mağdurların rızasının olup olmadığının sorulmaması,

3)TCK’nın 157. maddesi uyarınca hüküm kurulurken hapis cezasının yanında adli para cezasına hükmedilmemesi,
4)TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle birlikte, TCK’nın 53/3. maddesine göre, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.