Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2016/8463 E. 2016/7471 K. 09.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8463
KARAR NO : 2016/7471
KARAR TARİHİ : 09.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62/1, 52/2, 51/1,3,6,8. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ve 100 TL adli para cezası
TCK’nın 207/1, 62/1, 51/1,3. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ve 100 TL adli para cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılana ait işyerinde tüp dağıtımı ve para tahsilatına yetkili olarak çalıştığı, farklı tarihlerde tek makbuz yaprağı üzerinden tek müşteriye tüp satışı yapmasına karşın, daha sonra aynı makbuz yaprağı üzerinden birden çok müşteriye tüp satarak tek tüp satılmış gibi gösterip satılan diğer tüplerin parasını mal edindiği anlaşıldığından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E. 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 6 gün olarak tayin edilmesi,
2- Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı her iki suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle her iki suçta TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar veri