YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1639
KARAR NO : 2016/15906
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık hakkında fidan kesme eyleminden verilen beraat kararına yönelik olarak yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık hakkında 380 adet çam fidanını kökleyerek fidan kesme suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmışsa da,keşif sırasında dinlenen tutanak mümziinin, tutanak tarihinde tarla içinde kuru çam fidanlarını gördüklerini ancak tarladan köklendiğine dair bir tespit yapmadıklarını belirtmesi, orman mühendisi tarafından düzenlenen 21/12/2011 tarihli bilirkişi raporunda suça konu taşınmaz üzerinden 380 adet çam fidanının köklendiğine dair belirti bulunmadığı, tutanak mümziinin fidanların köklendiği yeri gösteremediği, sökülen çam fidanlarının görünemediği hususlarının açıkça tespit edilmesi karşısında, sanığın fidan kesme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı yerinde olduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekili ile sanık müdafininin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA
2-Sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan verilen mahkumiyet kararına gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı bulunan işgal ve faydalanma suçunu işlemediğini belirterek, ….de bir adet tarlasının olduğunu, bu tarladan zaman zaman ihbarcı … tarafından ağaç kesilip başkalarına satıldığını, tutanağın hangi tarla hakkında tutulduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, bilirkişi raporlarından suça konu taşınmazın ….. Köyü sınırlarında olduğunun tespit edilmiş olmasına göre, sanığa suça konu orman arazisi gösterilip, yılda bir gidip geldiği tarlanın aynı yer olup olmadığı sorulmadan, suça konu taşınmazın sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti için köy muhtarı, azalar, korucu ve varsa komşu taşınmaz malikleri dinlenmeden, sanık ile ihbarcı … arasında husumet bulunup bulunmadığı yönünde kolluk araştırması yapılmadan, sadece …’nun yer göstermesi ve bilirkişi raporundaki tespitlerle örtüşmeyen beyanları dikkate alınarak, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.