Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/18388 E. 2016/16078 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18388
KARAR NO : 2016/16078
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2499 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, sanıklardan … müdafiinin de hükmü temyiz ettiği belirlenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yolu açık olup, kararın temyizinin mümkün bulunmadığı cihetle, müdafiilerin temyiz dilekçeleri itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanıklar …. ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz istemlerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Hükümden önce, 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 30.12.2012 gün ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanun’un 139. maddesi ile 30.07.1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu tümüyle yürürlükten kaldırılıp 6362 sayılı Kanunla suç teşkil eden eylemlerin unsurlarının ve yaptırımlarının yeniden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca 2499 sayılı ve 6362 sayılı Kanunların bütün hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan kanun hükmünün belirlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de;
a) … dışındaki diğer sanıklar …, …, … ve … hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 2499 sayılı Kanun’un 47/A-2. maddesinde 5252 sayılı Kanun’un 4/b-10. bendi uyarınca yapılan değişiklik de gözetilerek hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini,
b) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar …, …, …, … ve … müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.