YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24746
KARAR NO : 2016/16106
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
Beyandan sonra mal ve kazançta artışı bildirmemek suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 339. maddesi uyarınca 1 aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair …İcra Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli ve 2013/35 esas, 2013/132 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 28/10/2014 gün ve 63908 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/11/2014 gün ve KYB. …. sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun “Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.” şeklindeki 339/1. maddesi nazara alındığında, sanığın borçlu sıfatıyla …İcra Müdürlüğünün 2008/2504 esas sayılı dosyasında hakkında kesinleşmiş icra takibinin bulunduğu, bu takibin kesinlemesinden sonra sanığın ….. Tes. İşi. Ltd. Şti. İsimli işyerinde 25/07/2012 tarihinde işe başlayarak kazancında artış meydana geldiğinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından anlaşılması karşısında, mahkemece sanığın kazancını makul bir sebep olmaksızın elden çıkarıp çıkarmadığı araştırılmadan, tespit edilememesi durumunda, sanık lehine olan uygulanmak suretiyle 10 güne kadar disiplin hapsine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 aya kadar tazyik hapsine hükmedilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
…İcra Ceza Mahkemesi tarafından kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden delil takdiri yapılarak karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.