Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/7760 E. 2016/5669 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7760
KARAR NO : 2016/5669
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların birlikte hareket ederek, suça konu 30.10.2008 keşide tarihli ve 240.000 TL tutarındaki çeki katılanın bilgisi dışında sahte olarak düzenledikleri, sanık …’un ciro ettiği bu çeke istinaden sanık …’un katılan aleyhinde icra takibi başlattığı, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan olayda; sanık …’in savunmasında araba ticareti sonucunda biriken borçları nedeniyle çeki sanık …’a ciro ederek verdiğini ifade etmesi, … İcra Hukuk Mahkemesi tarafından gönderilen katılana ait 30 adet çek aslına ilişkin olarak katılanın 16.12.2011 tarihli celsede “çeklerdeki imzaları tek tek incelemem lazım, bir kısmı benim imzalarıma benzemektedir, bir kısmı ise bana ait değildir, ben çok imza atan birisi değilim, ev hanımıyım, o yüzden benim imzalarım farklı farklıdır, belli bir imzam yoktur” şeklinde beyanda bulunması ve Adli Tıp Kurumunun 10.02.2012 tarihli raporunda çek üzerindeki keşideci imzasının daha sağlıklı incelenebilmesi için katılanın evvelce başka amaçlarla atmış olduğu samimi imzalarını içerir belgelerin temin edilerek gönderilmesinin uygun olacağının bildirilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; çek tutarının yüksekliği dikkate alınarak öncelikle sanıklar… ve… arasındaki ticari ilişkiye ilişkin belgeler ile aralarında düzenlenmiş araç satış protokolü olup olmadığının sorulması, alım satımı yapıldığı belirtilen araçlara ilişkin bilgilerine başvurularak trafik kayıtlarının getirilmesi,…. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından gönderilen katılana ait 30 adet çek ile suça konu çek arasında keşideci imzalarına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.