Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/7645 E. 2016/5648 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7645
KARAR NO : 2016/5648
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar ayrı ayrı; TCK’nın 158/1-h, 52, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan …’in … Otomotiv şirketinin,kardeşi olan diğer sanığın ise suç tarihi itibariyle şirket adına çek keşide etme yetkisi bulunmadığı halde sanıkların birlikte hareket etmek suretiyle daha sonra ödeme yapmaktan kurtulmak amacıyla yetkisi bulunmayan sanığın keşide ettiği 5.439,00 TL bedelli çeki aldıkları hizmet karşılığında katılan şirkete verdikleri iddia olunan olayda;
Sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde çekin önceden doğmuş borç nedeniyle verildiğini belirtmesi, katılan vekilinin şikayet dilekçesinde suça konu çekin dosyada bulunan 2008 yılının 6 ile 11. aylarına ilişkin faturalarda belirtilen işlerin yapılmasına karşılık verildiğini bildirmesi, sanık …’ın çek nedeniyle yapılan icra takibinde imza itirazında bulunmadıklarını beyan etmesine rağmen sanık …’ un imza itirazında bulunduğunu savunması karşısında;gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; katılan şirket yetkilisinin yeniden ayrıntılı beyanının alınarak suça konu çekin ne zaman verildiğinin, önceye dayalı bir borç nedeniyle mi yoksa alınan hizmet karşılığında güncel alışveriş sırasında mı verildiğinin, daha önce sanıklar ile ticari ilişkilerinin bulunup bulunmadığının, sanıklardan çek alıp almadığının sorulması, suça konu çek ile ilgili olarak icra takip işlemi yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise sanıkların imza itirazında bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
Şirket yöneticisi olan sanıkların bankanın maddi varlıklarından olan çeki kullanmak suretiyle eylemi gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesi karşısında;aynı fiile TCK’nın 158/1. maddesinin h ve f bentlerini ihlal eden sanıklar hakkında TCK’nın 44. maddesi uyarınca daha ağır cezayı gerektiren TCK’nın 158/1-f maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 03/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.