YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5097
KARAR NO : 2016/1224
KARAR TARİHİ : 11.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62/1, 52/2-4. maddesi uyarınca toplam 12.080 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın finansal kiralama sözleşmesi kapsamında teslim aldığı bir adet makinenin taksitlerini ödememesi üzerine çekilen ihtara karşın altmış gün içinde borcu ödemediği gibi sözleşmede ve ihtarda belirtilen beş günlük sürede de makineyi katılan firmaya teslim etmediği anlaşıldığından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın kovuşturma aşamasında suça konu makineyi katılan firmaya geri vermesi karşısında, TCK’nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E. 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 365 gün olarak tayin edilmesi,
3- Hapis cezası, seçenek adli para cezası yaptırımına çevrilirken yasal dayanağın gösterilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK’da cezaların içtimasına ilişkin hüküm bulunmadığı, bu nedenle gün adli para cezasına göre hesaplanan adli para cezası ile hapisten çevrilen adli para cezasının içtima edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.