YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10090
KARAR NO : 2016/10372
KARAR TARİHİ : 13.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Zekeriye Tığ ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının reddine dair… Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.03.2014 gün ve 73/75 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 163 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin + 4 kattan oluşan binanın 2., 3. ve 4. normal katlarının davacılardan … tarafından yapıldığını açıklayarak bu hususun tespitine karar verilmesini istemiştir
Davalılardan …, dava konusu binanın tamamının tarafların ortak murisi … tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, … dışındaki davacıların muhdesata ilişkin bir taleplerinin bulunmadığı, dolayısıyla bu kişilerin dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı; ayrıca ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiasını açıkça kabul etmeyen tüm paydaşların muhdesatın tespiti davasında davalı sıfatıyla yer alması gerektiği, ancak sadece iki tane paydaşa husumet yöneltildiği, dolayısıyla taraf teşkilinin sağlanamadığı ve taraf teşkiline ilişkin bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacılar …, …, …, …, …’ün muhdesatın kendileri tarafından meydana getirildiğine ilişkin bir talepleri bulunmadığından bu kişiler yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu kişiler yönünden davacılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı …’ın temyiz itirazlarına gelince; dava, ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın davacı tarafından yapıldığının tespiti istemine ilişkindir. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davaları kendine özgü davalardan olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Muhdesatın tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan diğer tüm tapu kayıt maliklerinin veya mirasçılarının davada taraf olmaları zorunludur. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapuda taraflar adına kayıtlı olduğu, eldeki davanın davalılarının ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat konusunda açık kabullerinin bulunmadığı, dolayısıyla bu kişilere karşı yargılamaya devam edlmesi, taraflarca bildirilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.