Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/22824 E. 2016/10124 K. 09.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22824
KARAR NO : 2016/10124
KARAR TARİHİ : 09.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali

… ile … aralarındaki itirazın iptali davasının reddine dair … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 25.12.2014 gün ve 290/436 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.06.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden dosya üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği sürmekte iken ve taraflar arasında gerçekleşen boşanma davasından sonra da devam etmek üzere müvekkilinin davalı eşine iş yeri kurmasına yardımcı olmak amacıyla geri ödeneceği konusunda davalıyla anlaşarak kendi birikimleri ve kredi çekerek para verdiğini, bu paraların bir kısmının ödendiğini fakat ödenmeyen kısım için … 1. İcra Müdürlüğü’nde 2008/5437 Esas nolu dosya ile takip talebinde bulunduklarını, takip dosyası borçlusu olan davalının yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durduğunu; söz konusu itirazın iptaline ve haksız itiraz nedeniyle %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, her halükarda taraflar arasında yapılan ve boşanmaya esas protokolde tüm malvarlığı ile alacak ve borçları anlaşmak suretiyle paylaşıp birbirlerini ibra ettiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; boşanma davası sırasında sunulan protokolde tarafların evliliğin mali sonuçları hususunda da anlaşıp mal paylaşımı yapıldığı, söz konusu kararın kesinleştiği, bu nedenle davacının mal paylaşımının yapıldığı kesinleşen boşanma davasından sonra alacak talebinde bulunması yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 193. maddesinde belirtildiği üzere kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir. Eşler arasında sözleşme özgürlüğü çerçevesinde özel hukuk ilişkileri kurulmasına yasal bir engel yoktur.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde; dosya içeriği, toplanan deliller, boşanma ilamına esas alınan taraflarca düzenlenen 19.01.2006 tarihli protokol, icra takip dosyası içeriği ve davacı tarafın dava dilekçesindeki anlatımlarından itirazın iptali istenen takibin davacı tarafça davalı eşe TBK’nun 386. maddesinde düzenlenen (BK. madde 306) tüketim ödüncü verdiği ve bununda kendisine ödenmediğini iddia ederek yapılan bir takip olduğu kuşkusuzdur. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği şekilde; evlilik birliği ve mal rejiminin tasfiyesine bağlı bir alacak için takip bulunmamaktadır. Öyleyse delillerin açıklanan hukuki çerçevede değerlendirerek gerçekleşecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı grektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.