Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/9388 E. 2016/9094 K. 25.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9388
KARAR NO : 2016/9094
KARAR TARİHİ : 25.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, 26/12/2014 tarihinde haczedilen malların müvekkili şirkete ait olduğunu, borçlu şirketle müvekkili şirket arasında herhangi bir hukuki veya fiili ilişki mevcut olmadığını, otelde bulanan tüm malzemelerin müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu arasında yapılmış olan kira sözleşmesinin feshedildiğini, borçlu ile müvekkili şirketin herhangi bir ticari ilişkisinin de kalmadığını iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği ….’ne davanın ihbarına ilişkin dilekçesinde hacizli malların müvekkili şirket tarafından, dava dışı….’den finansal kiralama sözleşmesi gereğince kiraladığını beyan ettiği, sözleşmenin konusu olan malın mülkiyetinin kiralayan şirkete ait olduğu, bu nedenle istihkak davası açma hakkının haczedilen mal üzerinde mülkiyet hakkı bulunan kiralayan şirkete ait olduğu, haczedilen menkullerin mülkiyetinin davacı şirkete ait olmadığı, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, şartları oluşmadığından davacının davanın ihbarı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3. kişi vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğinde olup, anılan Kanun’un 97/11. maddesi uyarınca basit yargılama usulune tabidir. Davacı 3. kişi, 20.01.2015 tarhli dava dilekçesinde dava konusu menkullerin kendisine ait olduğunu iddia etmiştir. Yargılama devam ederken davacı vekili, 28.02.2015 tarihli 2 nolu celsede sunduğu dilekçe ile dava konusu menkullerin … ile yapılan finansal kiralama sözleşmesi gereğince kiralandığını beyan ederek davanın bu şirkete ihbarını talep etmiştir. Davacı bu iddiasını dava tahkikat aşamasında iken ileri ./.
sürmüştür. Basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı başlıklı HMK’nun 319. maddesi, “İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.” hükmünü içerir. Aynı Kanun’un 141. maddesi uyarınca, iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi için diğer tarafın açık muvafakati veya ıslah işlemi gerekir. Temyize konu dosyada ise davacı, gerek dava dilekçesinde gerekse delil listesinde finansal kiralama ilişkisinden bahsetmemiş, dava tahkikat aşamasında iken finansal kiralama ilişkisine dayanmış olup, iddianın bu şekilde genişletilmesine, davalı tarafın açık onayı bulunmadığı gibi ıslah da yapılmamıştır. Bu bilgiler ışığında, Mahkemece, davacının finansal kiralama sözleşmesinde kiracı sıfatına sahip olduğu, aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu sebeple, Mahkemece yapılacak iş; davacının dava dilekçesinde dayandığı delilleri inceleyip değerlendirerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.