Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/6277 E. 2016/4251 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6277
KARAR NO : 2016/4251
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ile birlikte … Ltd. Şti’nin ortağı ve temsile yetkilisi olan sanık …’un, şirketin herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı sanık …’na 127.500 TL’lik ve sanık …’e de 70.000 TL’lik senetleri şirket adına imzalayarak verdiğinden ve şirket adına muvazaalı icra takibi başlatarak şirket varlıklarına haciz koydurduğundan, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia olunduğu olayda;
1-Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ile birlikte … Ltd. Şti’nin ortağı ve temsile yetkilisi olan sanık …’un, şirket adına senet düzenleme yetkisi olduğundan unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, katılan ile birlikte ortak olduğu ve temsile yetkili olduğu şirketi borçlu göstererek tanık … ile diğer sanık … lehine düzenlediği senetler karşlığında aldığı paraları şirket işleri için kullandığını iddia etmesi karşısında; şirketin ticari defter ve kayıtların incelenerek sanığın tanık … ile diğer sanık …’ndan aldığı paraları şirket işlerinde kullanıp kullanmadığına ve paraları şirket hesabına aktarıp aktarmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmeyerek eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.