YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22969
KARAR NO : 2016/14850
KARAR TARİHİ : 27.09.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun Geçici 2 inci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece, “…Somut olayda; Davalı işveren, davacı işçinin çalışma koşullarında işçi aleyhine değişiklikler yapmış olup, işçinin yazılı izninin olmadığı görülmüş ve davalı işverence çalışma koşullarında değişiklik yapılmasının geçerli nedene dayalı olarak gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği anlaşılmış olup, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin ay sonunu izleyen 1 hafta içinde ödeneceği öngörülmesine rağmen davacı işçinin çalışma koşullarında değişikliği öngören sözleşme değişikliğini kabul etmemesi ve maaşının eksik ödenmesi karşısında, davacı işçinin iş akdinin feshetmesinde haklı olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi raporunun tarafların iddia ve savunmalarını irdeler mahiyette, açık, anlaşılır ve denetime elverişli, dosya kapsamına ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına uygun bulunmakla bilirkişinin belirlediği tespit ve değerlendirmelere mahkememizce iştirak olunarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 04.11.2015 tarih ve 2015/31012 Esas 2015/21481 Karar sayılı kararı ile, “…Davacının hizmet süresinin hangi tarihte sona erdiği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK.nun 26. maddelerinde açıkça belirtildiği üzere “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Taleple bağlılık kuralı gereği hakim davacının davalı işyerinden ayrıldığını beyan ettiği tarih ile bağlı olup daha fazlasına hükmedemez.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde iş sözleşmesini 17.03.2014 tarihinde haklı nedenlerle sonlandırdığını ileri sürmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının 31.03.2014 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığı kabul edilmiş ve işçilik alacakları bu tarih esas alınarak hesaplanmıştır.
Yapılacak iş; davacının talep gibi 17.03.2014 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığı kabulüyle hesaplama yaptırarak sonuca varmaktır.
Mahkemece davacının talebini aşar şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.”gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “…Ancak tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı vekili davacının iş sözleşmesini 24.02.2014 tarihinde sonlandırdığını belirtmiş olup, Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 01.12.2006 – 24.02.2014 tarihleri arası davalı iş yerinde çalıştığı kabul edilerek işçilik alacağı bu tarihler arası esas alınarak hesaplama yapılmış olup Mahkememizce 01.12.2006 – 24.02.2014 tarihleri arası davacının, davalı iş yerinde çalıştığı ve iş akdini davacı tarafından haklı nedenle sonlandırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca Mahkememizin dava konusu ve davalı iş verenin aynı olduğu 2014/143 Esas, 2015/280 Karar sayılı ilamı, Yargıtay Yüksek 7. Hukuk Dairesi’nin 04/11/2015 tarih 2015/31014 Esas 2015/21482 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Bu nedenlerle Yargıtay Yüksek 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamındaki tarihlere yönelik bozma gerekçelerine katılma imkanı olmadığından, önceki hükümde direnmek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.“ gerekçesi ile önceki kararında direnmiştir.
Mahkeme kararındaki direnme gerekçeleri dikkate alındığında Dairemizin bozma kararının yerinde olmadığı, direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun Geçici Ek 2’inci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 27.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.