Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/8407 E. 2016/7997 K. 21.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8407
KARAR NO : 2016/7997
KARAR TARİHİ : 21.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR : 09/11/2012
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis, 240 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda beyan ettiği adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 24.12.2010 tarihinde yapılan tebliğin daha önce yapılmış usule uygun bir tebliğ olmadan yapıldığı anlaşılmış olmakla, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 311. maddesi uyarınca eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde bulunulması halinde, eski hale getirme talebini inceleme mercii Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan mahkemenin hukuki dayanaktan yoksun olan ek kararı kaldırılarak ve temyizin süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığın, katılana ait cep telefonu ve motosikleti alıp iade etmeyerek güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda,
Sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı itibariyle; sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz istemlerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından;

vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümden çıkartılarak yerine “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.