Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/5654 E. 2016/12785 K. 21.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5654
KARAR NO : 2016/12785
KARAR TARİHİ : 21.09.2016

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuklar Yüksel Petek ve …’ın yargılamaları sonucunda, Yüksel Petek’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143 ve 31/2. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezalarının ertelenmesine dair KÜÇÜKÇEKMECE 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/05/2012 tarihli ve 2005/997 esas, 2012/731 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/03/2016 gün ve 1349-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/03/2016 gün ve 2016/113077 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Suça sürüklenen çocuk …’ın kayden 10/06/1990 doğum tarihli olup suç tarihi olan 27/04/2005 tarihinde 12-15 yaş grubunda olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/2. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesinde yazılı ceza miktarı “bir yıldan üç yıla kadar hapis” olup, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre suça sürüklenen çocuk bakımından en fazla 6 yıl zamanaşımı süresine tabi olacağı cihetle, suçun işlendiği 27/04/2005 ile kararın verildiği 03/05/2012 arasında suça sürüklenen çocuk … bakımından dava zamanaşımının dolmuş olduğu gözetilerek, düşme kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
2- Suça sürüklenen çocuk …’ın 12-15 yaş grubunda olması nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uyarınca cezasından 1/2 indirim, Yüksel Petek’in de 15-18 yaş grubunda olması nedeni ile aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca cezasından 1/3 indirim yapılmış ise de, suç tarihinin 27/04/2005 olması karşısında anılan maddelerin 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki halleri daha lehe olduğundan … hakkında 2/3, Yüksel Petek hakkında ise 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayininde,
3-Suç tarihi itibari ile evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocukların, yanlarında yaşları büyük diğer sanıklarla birlikte şikayetçinin kontak anahtarı üzerinde iken sokağa park edilmiş aracını çalmaları şeklinde oluşan eylemde, dosya içerisindeki Oto Hırsızlığı Müracaat Tutanağında suç saatinin 20.30 olarak belirtildiği, şikâyetçinin 02.05.2006 tarihli duruşmadaki ifadesinde akşam ezanı okunmadan önceki saatte aracını anahtarını üzerinde bırakarak, bir arkadaşının yanına girip çıktığında arabasının çalındığını fark ettiğini söylediği ve olay tarihinde yaz saati uygulaması nedeniyle güneşin saat 20.02’de battığı ve 06.05’de doğduğunun anlaşılması karşısında; TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, suçun gece vakti işlendiğine ilişkin deliller kararda gösterilip tartışılmadan aynı Kanun’un 143. maddesi ile uygulama yapılamayacağı hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.