Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/11921 E. 2016/15687 K. 28.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11921
KARAR NO : 2016/15687
KARAR TARİHİ : 28.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Asil … ve vekili avukat … ile davalılar ….ve diğerleri vekili avukat …’nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı … ve diğer tüzel kişi davalılar aleyhine …. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/722 E. sayılı dosyasına açılan davada; yasal yollar hariç, yerel mahkemenin kararına kadar ki safahata yönelik şifahi olarak anlaşıldığını, esasında sözü edilen dava dosyasının başka bir avukat ( … tarafından takip edildiğini, davalı …’ın talimatı doğrultusunda dosya avukatı …. ..tevkili ile dosyayı ikame vekil olarak takip edip edimini tam olarak yerine getirdiğini, dosyanın yerel mahkemece karara bağlandığını ileri sürerek, Avukatlık Kanunu madde 164 doğrultusunda %10 vekalet ücreti oranına göre, muhtelif zamanlarda ödenen 42.243,68 TL ‘nin mahsubu ile bakiye 340.809,84 TL vekalet alacağının, 338,35 TL noter masrafının, 4.591,84 TL KDV ( serbest meslek makbuzuna göre ) bedelinin tahsiline, %10 – %20 arasındaki kanundan doğan vekalet alacağının ise mahkemece takdir edilecek oranda tahsiline, anılan dava dosyasının kesinleşmesi halinde karşı yan vekalet ücretinin ve 1 TL manevi zararın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; davacıyla aralarında sözleşme ilişkinin bulunmadığını, ayrıca anılan dava dosyasının henüz kesinleşmediğini, kabul anlamamına gelmemek kaydıyla avukatlık kanunu madde 174 gereğince davacı avukatın üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçtiğini, zira eldeki dava nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin sonlandırıldığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukat, yetki belgesine istinaden katıldığı ve karar aşamasına getirdiği dava dosyası nedeniyle hak ettiği avukatlık ücreti, karşı yan vekalet ücreti ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında yazılı vekalet ilişkisi bulunmadığı, davacı avukatın yetki belgesi ile anılan dava dosyasındaki yargılmanın bir kısmına katıldığı, temyiz ve karar düzeltme aşamasına katılmadığı, vekalet ilişkisinin yazılı olarak ispatlanamadığı, vekalet ilişkisinin kurulduğunun kabulü halinde ise vekalet görevinin tam olarak ifa edilmediği, zira sözü edilen dava dosyası kesinleşmeden eldeki davanın açıldığı, herhangi bir hakkın doğmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, eldeki dosyanın davalıları aleyhine…. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/722 E. sayılı dosyasına açılan davada; vekil avukat … tarafından her bir davalı için ayrı ayrı olmak üzere, 10.10.2011 tarihli yetki belgesi ile davacı avukat …’nun yetkilendirildiği, bu tarih itibariyle dosyanın karara çıktığı 21.12.2012 tarihine kadar davacı avukatın duruşmalara katılıp, değişik tarihlerde mahkemeye dilekçeler sunduğu, mahkemece, eldeki dosyanın davalıları aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay ….Hukuk Dairesi tarafından onandığı, karar düzeltme talebinin de 15.05.2015 tarihli ilamla reddedildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilemelidir ki, anılan dava dosyasında davacı avukatın, yetki belgesi ile görevlendirilmesi ile artık taraflar arasında vekalet ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Keza, dosya kapsamından davalılar tarafından değişik tarihlerde dava ücreti adı altında davacı avukata ödemeler de yapılmıştır. Ayrıca içeriği davalı tarafından inkar edilmeyen 10.10.2011 tarihli yazı ile davalı, vekili Av…..n’den, davacı avukat …’nun yetkilendirilmesini istemiştir. Diğer yandan, dayanak dava dosyasının, redle sonuçlanan karar düzeltme aşamasının geçirilmiş olması nedeniyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının her bir talebi yönünden işin esasına girilip, sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 28/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.