YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14564
KARAR NO : 2016/15685
KARAR TARİHİ : 28.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 08.09.2011 tarihli sözleşme ile adına kayıtlı 3258 ada 1,2,3,4,5 ve zilyedi olduğu 3258 ada 6 parsel sayılı taşınmazı davalılardan … ve dava dışı … sattığını, diğer davalı …’nin müşterek borçlu ve kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, esasında taşınmazın davalı …ı … Aş. adına alındığına dair sözleşmenin 6. maddesinde hüküm bulunduğunu, davalı ……. Aş’nin aldatması ile 25.07.2013 tarihli başka bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşmenin hükümsüz olduğunu, taşınmazların ödenmeyen bedeline yönelik başlattığı takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına satılamaz kaydının işlenmesine, bu talebin kabul görmemesi halinde ise harca esas değere göre davalı borçlulların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına İ.İ.K. 257. maddesi doğrultusunda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 28.10.2005 tarihli ara karar ile taşınmazlar üzerine dosyada mevcut teminat üzerinden dava değeri kadar ihtiyati haciz konulmasına, itiraz üzerine 19.02.2016 tarihli ön inceleme duruşma tutanağı ile ihtiyati haczin devamına karar verilmiş; ihtiyati hacze ilişkin anılan karar davalı …. tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden, satışı yapılan taşınmazların bedelinin ödenmediği gerekçesi ile başlattığı takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, mahkemece hakkında ihtiyati haciz talebi verilen davalı…. ise asıl kendi şirketlerinin davacıdan fer’ileri ile birlikte 2.386.375 USD alacaklı olduklarını bildirmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın ihtilaflı olduğu, ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakta olup, bu bağlamda ihtiyati haciz kararı verilmesinin şartlarının oluşmadığının kabulü gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.