YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11290
KARAR NO : 2016/13217
KARAR TARİHİ : 29.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
31/03/2011 günlü 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesiyle değiştirilen Harçlar Kanununun (1) sayılı tarifesinin mahkeme harçları bölümünün “Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmındaki “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL temyiz harcı alınacağına” ilişkin (b) fıkrasının, 29/12/2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 20/10/2011 tarih ve 2011/54-142 Esas-Karar sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten altı ay sonra (29/06/2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği anlaşılmakla; 19/10/2011 tarihli kararı bir haftalık yasal süre içerisinde 26/10/2011 tarihinde temyiz eden sanık … müdafiinin temyiz isteminin reddine dair 10/11/2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eyleminin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.