YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13605
KARAR NO : 2016/8044
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık, çaldığı hurdaları sattığı yeri göstererek şikayetçiye iadesini sağlamışsa da Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas, 2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi sonucu eşyanın satın alan kişiden alınarak mağdura iadesinin 168. madde anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün 765 sayılı TCK’nin 404/2. maddesinde düzenlenen uyuşturucu madde kullanmak suçuna ilişkin olduğu, söz konusu ilamla ilgili olarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 191. maddesinde denetimli serbestlik tedbiri öngörülmesi ve hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nin 191. maddesi uyarınca ve 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden tekerrür ile ilgili bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.