YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10022
KARAR NO : 2016/13010
KARAR TARİHİ : 27.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere ve sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Beraat eden …’ın soruşturma evresinde alınan beyanında taksicilik yaptığını, olay tarihinde sanık …’in kendisini 21:00 – 23:00 saatleri arasında aradığını, kendisine gösterilen yerin yakınına geldiğini ve sanığı buradan aldığını, sanığın elinde 3 adet teneke zeytinyağı olduğunu, elindeki malzemeleri konak mahallesinde bulunan diğer sanık …’ya teslim ettiklerini beyan ettiği, …’nın soruşturma evresinde alınan ifadesinde ise başka dosyanın sanığı…’den tarihini hatırlamadığı tarihlerde 2 teneke zeytinyağı satın aldığını ancak bu zeytinyağlarını sattığını beyan ettiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında ise üzerine atılı suçları işlemediğini beyan ettiği ve kolluk görevlilerince düzenlenen 11.05.2012 tarihli tutanak içeriğine göre sanık …’nın iş yerinde yapılan araştırmada suça konu malzemelerin bulunamadığının anlaşılması karşısında beraat eden sanık … ile sanık … arasında 27.03.2012-28.03.2012 tarihlerinde kullandıkları cep telefonları belirlenip telefon görüşmelerinin olup olmadığı ve yakınanın garajının bulunduğu yer ile sanık …’nın iş yeri adresi çevresinde bulunan baz istasyonları tespit edilip belirtilen tarihler içerisinde sanıkların cep telefonlarının sinyal verip vermediği araştırılıp ve diğer dosya sanığı… tanık sıfatıyla dinlenilerek sanık …’ya zeytinyağı satıp satmadığı sorularak gerekmesi halinde…’in tarafı olduğu dosya getirtilip beyanları incelenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5271 sayılı CMK’nın 324/4.maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 7,00 TL tutarındaki yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.