YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10270
KARAR NO : 2016/12619
KARAR TARİHİ : 19.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun, mağdur ile birlikte öğrenim gördükleri Atatürk Lisesi’ndeki sınıflarından, mağdura ait cep telefonunu çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-a maddesinde tanımlanan “kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan eşya hakkında hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, lise düzeyinde eğitimine devam etmesi de dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun mevcut eğitim süreciyle örtüşmeyip onunla çakışacak, ayrıca verimliliğinde azalmaya neden olacak şekilde -bir meslek veya sanat edinmesini sağlamak amacıyla 2 yıl süreyle bir eğitim kurumuna devam etme- seçenek yaptırımına çevrilmesi ve kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği, suça sürüklenen çocuk hakkında kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarının yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- 5271 sayılı CMK’nun 234/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük olan mağdur için atanan vekile ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde
yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.