YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12907
KARAR NO : 2016/15709
KARAR TARİHİ : 07.09.2016
Görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1, 87/3, 86/3-c, 31/2 (iki kez), 62 (iki kez), 50/1-a (iki kez) ve 52/4 (iki kez), maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası ve 4.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Çocuk Mahkemesinin 02/12/2009 tarihli ve 2006/227 esas, 2009/378 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verildiğinden bahisle önceki hüküm açıklanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1, 87/3, 86/3-c, 31/2 (iki kez), 62 (iki kez), 50/1-a (iki kez) ve 52/4 (iki kez), maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası ve 4.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin… Çocuk Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/503 esas, 2015/680 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 26.05.2016 tarih ve 2016/3174 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.06.2016 tarih ve 2016/235335 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, beş yıl süreyle denetim süresi belirleneceği ve denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, aynı maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla yeni suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dikkate alınarak, yargılama konusu kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarına ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 03/10/2005 tarihinde işlemeye başlayıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14/01/2010 tarihi itibariyle durduğu, sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 10/07/2011 günü yeniden işlemeye başlayarak suç tarihi ile hükmün açıklandığı 03/12/2015 tarihleri arasında dolduğu gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı yasa ile değişmeden önceki 23/6. maddesinin sanığın lehine olduğu, buna göre; “Çocuğun denetimli serbestlik süresi içinde işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle mahkûm olması veya yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, mahkeme geri bıraktığı hükmü açıklar.” Somut olayda hükmün açıklanmasına neden olan ikinci suçtan hapis cezası değil, adli para cezasına mahkumiyet sözkonusu olduğundan, bu suç nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 07.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.