YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4307
KARAR NO : 2016/6576
KARAR TARİHİ : 28.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, mala zarar vermek, işyeri dokunulmazlığını ihlal, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanıklar …, …, … müdafileri ile sanık …’ün, sanık … hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, sanıklar …, …, … hakkında mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal, sanık … hakkında banka kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas birden fazla ilam gösterilmiş ise de ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.06.2013 gün 2013/134 esas 2013/320 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlülüklerinden en ağır olanının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış, kurulan hükümlerdeki 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının da infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,sanık … hakkında katılan …’a ait kredi kartıyla aynı gün farklı işyerlerinde birden çok işlem yapması nedeniyle, TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış , Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın daha önce bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi suretiyle hakkaniyete aykırı, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacak biçimde önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı cihetle, sanık hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, farklı gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesine yönelik tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar …, …, … müdafileri ile sanık …’ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar …, … müdafileri ile sanık …’ün hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar …, …,… hakkında TCK’nun 142/1-b madde ve fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından TCK’nun 143/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılırken “2 yıl 4 ay hapis” cezası yerine hesap hatası sonucu “2 yıl 6 ay hapis” cezasına hükmolunması ve buna bağlı olarak sanıklar …, … hakkında TCK’nun 62/1.maddesinin uygulanması ile “1 yıl 11 ay 10 gün” yerine “2 yıl 1 ay gün” hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanıklar …, … müdafileri ile sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;sanıklar …, …,… hakkında TCK’nun 143/1 madde ve fıkrasının uygulaması sonucu bulunan “2 yıl 6 ay ” hapis cezasının “2 yıl 4 ay” hapis, sanıklar … ve … hakkında TCK’nun 62/1. maddesinin uygulaması ile hükmolunan sonuç cezanın da “1 yıl 11 ay 10 gün” hapis cezası olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.