Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10776 E. 2016/6525 K. 26.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10776
KARAR NO : 2016/6525
KARAR TARİHİ : 26.09.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Suç tarihinde yürürlükte olan Türk Ticaret Kanununun 692 ve 693. maddeleri uyarınca çekte keşide yerinin yazılı bulunması zorunludur. Keşide edildiği yer gösterilmeyen bir çek, keşide edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Dosya içerisinde aslı bulunan suça konu çekte keşide yerinin gösterilmediği gibi keşide edenin yanında herhangi bir yer yazılmamış olması karşısında çek vasfını taşıdığının kabulü mümkün bulunmayıp “özel belge” niteliğinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan iddianamenin düzenlendiği 18/08/2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 5271 sayılı Yasa’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 26/09/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.