Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/1902 E. 2016/6490 K. 26.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1902
KARAR NO : 2016/6490
KARAR TARİHİ : 26.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında: Zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılma. Sanık … hakkında: Beraat

Sanık … hakkında 2003 takvim yılında sahte fatura düzenleme eylemi nedeniyle açılan kamu davasından dolayı her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanıklar … ile … hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemelerinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ”suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- a) Sanık … hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen sahte fatura düzenlemek suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
b) Sanık … hakkında 2005-2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesine rağmen ticaret sicil gazetesinde 13.08.2004 tarihinden şirketin resen terk tarihine kadar şirket müdürü olarak gözükmesi, yapılan yoklamalarda şirkete ve yetkililerine ulaşılamaması, VEDOP verilerine göre yüksek miktarda alıma rağmen herhangi bir belgenin olmadığı gibi işyeri kapasitesi ile bildirilen matrahın uyumlu olmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle sahte fatura düzenleme suçunun oluşabilmesi için düzenlenen belgelerin 213 sayılı VUK’nun 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı cihetle; sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin Vergi Dairesi’nden sorularak fatura aslı yada onaylı suretinin de dosya arasına konulması, düzenlenen faturaları kullanan şirketlerin tespit edilmeye çalışılması ile bu şirketler hakkında dava açılıp açılmadığının belirlenmesi ve yetkililerinin tanık olarak dinlenilmesi, sanık tarafından şirket faaliyetleriyle ilgili beyanname, şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemediği, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş yada pay alıp almadığı araştırılması, sanığın imzaları alınarak şirketin vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asıllarındaki yazı ve imza örnekleri ile karşılaştırılması için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.