Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/4628 E. 2016/6574 K. 28.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4628
KARAR NO : 2016/6574
KARAR TARİHİ : 28.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan 1.500 TL adli para cezası ile mahkumiyetinin yanında güvenlik tedbiri niteliğinde olan, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine de karar verildiğinden, hükmün kesin nitelikte olmayıp temyiz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede:
1-Sanığın hırsızlık ve yağma suçundan yakalandığında hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, kendisini gerçekte var olan … ismiyle tanıttığı, olay tutanağı ve teşhis tutanağının … ismiyle düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek suç vasfında hataya düşülerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin hangi cezalarda ve ne şekilde uygulanacağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde hükümlerine göre mükerirlere özgü infaz rejiminin ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezalarında uygulanabileceği, adli para cezasına mahkumiyet halinde uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin 2 ve 6. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.