YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9717
KARAR NO : 2016/14364
KARAR TARİHİ : 19.09.2016
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İdare vekili, davanın süresinde açılmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini; davalı şirket vekili ise davacının işten çıkarılma sebebinin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu ve yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Aynı şekilde ihbar önelli fesih halinde dava açma süresi ihbar önelinin bitimi ile değil ihbar önelli fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçiye, 19.07.2014 tarihli fesih bildirimi tebligatı başlıklı belge ile, ” idarenin isteği ile çalışmasından memnun olunmadığı için iş aktine 01.08.2014 tarihinde son verileceği, 4857 sayılı İş Kanunuun 17.maddesi gereğince 14 günlük ihbar süresi olduğu…” bildirilmiştir. Davacının söz konusu bu fesih bildirimine ve özellikle de fesih bildiriminin tebliğ tarihi olan 19.07.2014 tarihine yönelik yargılama boyunca bir itirazı olmadığı görülmüştür. Hatta davacı asil, 05.08.2014 tarihli kendi el yazılı dilekçesi ile davalı şirketten sadece kıdem tazminatının ödenmesini talep eden dilekçe sunduğu da görülmüştür. Davacının fesih bildiriminin tebliğ tarihi ile ilgili bir itirazı söz konusu olmadığına göre 1 aylık dava açma süresinin son günü 19.08.2014 tarihi mesai bitimi iken bir aylık hak düşürücü niteliğindeki dava açma süresi geçtikten sonra davanın 28.08.2014 tarihinde açılması nedeniyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan harcın tenzili ile bakiye 4,00 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı Uzay Güv.Danış.Özel Eğt.Hizm.Tic AŞ tarafından yapılan 78,00 TL ile her iki davalının birlikte yaptıkları Yargıtay posta masrafı olarak 24.10 TL olmak üzere 102,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Kalan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 19.09.2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.