YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11930
KARAR NO : 2016/15572
KARAR TARİHİ : 06.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM :Mahkumiyet
Dairemizin 13/05/2014 tarih 2013/31141 Esas 2014/18638 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2016 tarih ve 2016/215919 sayılı karar düzeltilmesi talebi ile;” Hükümlü …’ın babası … hakkında 21.02.2007 tarihi itibari ile …sokak, … pafta , … ada, … nolu parsel… kapı nolu adreste yetkilisi olduğu … İnşaat ve İnş. Mal. Ltd. Şti tarafından yapılan inşaatın ruhsata aykırı olması nedeni ile 21/02/2007 günlü 1. No.lu Yapı Tatil Tutanağına istinaden yıkımı için olay yerine gelen … Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli olan katılan … ve yanındaki zabıta görevlilerinin yıkım işlemlerine başladıkları sırada hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar temyiz dışı olan …’ın zabıta görevlilerinden yıkım kararının ibraz etmelerini istediği, yıkım kararının ibraz edilememesi üzerine aralarında arbede çıktığı, bu sırada hükümlü …’ın elindeki sopa ile katılanın kafasına vurmak suretiyle katılanın hayati tehlikeye maruz kalmasına neden olacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı sabittir.Yerel mahkemenin oluşa ilişkin kabulüne bakıldığında, zabıta görevlilerinin İmar Kirliliğine Neden Olma suçundan… Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/358 Esas ve 2009/1292 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilen ve yerin ruhsata aykırı olması nedeni ile yıkımı için olay yerine geldiklerinin belirtildiği, ayrıca suç tarihini de 29/03/2007 olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Suç tarihinin saptanması hükümlünün hukuki durumunun tayini açısından önemlidir. Zira yerel mahkemeni kabulüne göre imar kirliğinine neden olmak suçundan … hakkında verilen … Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/358 Esas ve 2009/1292 Karar sayılı kararının (gerekçeli kararda … Asliye Ceza Mahkemesi olarak gösterimiştir.) 09/03/2010 tarihinde kesinleştiği ve yerel mahkemenin gerekçeli kararında gösterdiği suç tarihi itibariyle bu mahkumiyet hükmüne dayanılarak bir yıkım gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan dosya içindeki olay bildirim formu, katılan ve diğerlerine ait geçici adli raporlardaki düzeneleme tarihlerine göre olayın 28/03/2007 günü gerçekleştiği tespit edilmiştir. Zabıta görevlilerinin yıkım işleminin encümen kararına göre yaptıklarını ileri sürdükleri, ancak hükümlü vekili tarafından 04/05/2007 havale tarihli dilekçesine ekli … Belediye Encümenine ait ruhsata aykırı yapının yıkımına dair kararın 29/03/2007 tarihli ve 552 sayılı olduğu, yani olaydan bir gün sonrasına ait olduğu görülmüştür. Yerel mahkemece bu belgenin sıhhati araştırılmamış, hükme de dayanak yapılmamıştır. Belediye Encümen kararının olaydan sonra ki bir tarihe ait olması halinde yıkım için gelen Zabıta görevlilerinin bu işlemi yapmak için haklı bir dayanaklarının bulunmadığı, kendilerinden yıkım kararının ibraz etmeleri isteyen hükümlünün babasına bu kararı göstermelerinin mümkün olmadığı ve bu nedenle yıkım işleminin dayanaktan yoksun ve haksız fiil niteliğinde olduğu kabul edilerek hükümlü hakkında TCK.nun 29 maddesi gereğince haksız tahrik nedeniyle indirim uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin hükümlü müdafii tarafından fotokopisi dosyaya ibraz edilen … Belediye Encümeninin 29/03/2007 gün ve 552 sayılı yıkım kararının sıhhatinin araştırmak ve sonucuna göre hükümlünün haksız tahrik hükümleri yönünden hukuki durumunu tayin etmesini temin etmek yönünden mahkumiyet hükmünün onanmasına dair Yüksek daire kararına itiraz etmek gerekmiştir.” görüşüyle Dairemizin onama kararının kaldırılması için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
1)Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltilmesi talebinin KABULÜNE,
2) Dairemizin 13/05/2014 tarih 2013/31141 Esas 2014/18638 Karar Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)İmar kirliliğine neden olmak suçundan diğer sanık … hakkında verilen …Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/358 Esas ve 2009/1292 Karar sayılı kararının 09/03/2010 tarihinde kesinleştiğinin belirtilmesi, dosya içindeki olay bildirim formu, katılan ve diğerlerine ait geçici adli raporlardaki düzenleme tarihlerine göre olayın 28/03/2007 günü gerçekleşmesi, sanık müdafii tarafından 04/05/2007 havale tarihli dilekçesine ekli … Belediye Encümenine ait ruhsata aykırı yapının yıkımına dair 29/03/2007 tarihli ve 552 sayılı kararın olaydan bir gün sonrasına ait olması karşısında, olay tarihinde dayanaktan yoksun yıkım için gelen zabıta görevlisi katılana karşı eylemini işleyen sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik nedeniyle indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28/03/2007 yerine 29/03/2007 olarak yazılması,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.