YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25496
KARAR NO : 2016/20488
KARAR TARİHİ : 21.09.2016
6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair ,Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 18/9 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1-2-3. maddeleri uyarınca oniki kez 500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2014 tarihli ve 2014/438 esas, 2014/460 karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 07/04/2015 gün ve 24449 sayılı kanun yararına bozma istemi üzerine,
Dairemizin 22.10.2015 tarih ve 2015/4957 Esas – 2015/6075 Karar sayılı kararıyla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden,…3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2014 tarihli ve 2014/438 esas, 2014/460 karar sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.11.2015 tarih ve KYB-2015/128068 sayılı yazısı ile;
Somut olayda, sanık … hakkında, 6222 sayılı Spor Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunu’na aykırı davranmak suçundan hüküm kurulurken, spor müsabakalarını seyirden yasaklanan sanığın, bir suç işleme kararı çerçevesinde taraftarı olduğu takımın katıldığı 12 adet müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine müracaat etmemesinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde her eylem için ayrı ayrı ceza tayin edilip, sanığın 12 kez cezalandırılmasına hükmedilerek fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle yerel mahkeme kararı hukuka aykırıdır. Bu nedenle Özel Dairece, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak buradaki bozma nedeni daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren bozma nedeni olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi kapsamında kalıp, yeniden yargılama yasağı bulunması nedeniyle belirlenen hukuki aykırılığın, bizzat Özel Dairece uygulanması gerektiği gözetilmeden, kararın bozulmasına, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmesinin isabetli olmadığı kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE İSTEM :
Dairenizin, 22/10/2015 gün ve 2015/4957 Esas – 2015/6075 Karar sayılı kararından, “müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına” ibaresinin çıkartılması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendindeki yetkiye dayanılarak Dairenizce, kanun yararına bozma doğrultusunda hükümlü … hakkında, 6222 sayılı Yasanın 18/9, TCK’nın 43/1. ve 52/1-2-3. maddeleri uyarınca daha hafif bir cezayı içeren bir kararın verilmesi,
İtiraz yerinde görülmediği takdirde, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na TEVDİİ, İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2015 tarih ve 2015/128068 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
2-Dairemizin 22/10/2015 tarih ve 2015/4957 Esas 2015/6075 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden,…3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2014 tarihli ve 2015/438 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümlerdeki uygulamaların çıkarılmasına, sanığın 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 18/9. maddesi gereğince 25 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırılması suretiyle 31 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanunun 52/1-2. maddeleri uyarınca belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması suretiyle 620 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 21/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.