YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7084
KARAR NO : 2016/5023
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52/2, 53, 63 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikâyetçi …’in kullanmış olduğu telefonundan aranarak kendisini bilişim polisi biriminde çalışan başkomiser … olarak tanıtan bir kişinin şikâyetçiye internet üzerinden banka hesaplarına girildiğini, güvenlik amacıyla şikâyetçinin bankadaki hesabında bulunan 35.271 TL parayı hesaptan çekerek sanık …’ya ait hesaba yatırmasını, banka görevlilerinin para havale nedenini sorduklarında araç alımı nedeniyle para göndermek istediğini belirtmesini ve bir sorun yaşanmaması için telefonu sürekli açık tutması gerektiğini söylediği, bu süreçte şikâyetçiye telefonda telsiz sesi dinletildiği, şikâyetçinin parayı sanık … ’in hesabına yatırdığı, sanık … ’in daha sonra buluştuğu sanık …’a parayı verdiği, sanık …’un da parayı sanık …’a verdiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve ayrıca TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümlerden çıkartılarak yerine “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi ve TCK’nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımlarda yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibarelerinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.