Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/6174 E. 2016/6668 K. 28.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6174
KARAR NO : 2016/6668
KARAR TARİHİ : 28.09.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuklar … için birer kez); beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık … için ikişer kez; sanıklar … için birer kez); şantaj (suça sürüklenen çocuklar … ve … için birer kez); beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık … için bir kez);
HÜKÜM : Sanık … hakkında zincirleme olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı; sanıklar …ve … ile suça sürüklenen çocuklar… ve … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı; sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı; sanıklar … ile … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet; suça sürüklenen çocuklar … ile… haklarında şantaj suçundan beraat

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında sanık … müdafii ile sanık … ve suça sürüklenen çocuk … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca Reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde, suçun birden fazla kişiyle ve çocuğa karşı işlendiği belirtildiği halde uygulama maddesinin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği kabul edilmiştir.
Sanıklar …ile … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; suça sürüklenen çocuklar … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile suça sürüklenen çocuklar …ile… haklarında şantaj suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar …müdafileri, suça sürüklenen çocuklar …müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; suça sürüklenen çocuklar … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile suça sürüklenen çocuklar …ve…haklarında şantaj suçundan verilen beraat kararlarının ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/2,3-b,3-f,5. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapıldığında 6 yıl 3 ay yerine 6 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “6 yıl 1 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “6 yıl 3 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk …’in üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 150/3, 150/2 ve 188/1. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafiin hazır bulunduğu celsede hüküm kurulması zorunlu olduğu halde, müdafiin yokluğunda duruşma yapılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Mağdurenin kovuşturma evresindeki ifadesinde; sanık … ile…’e ait eve gitmelerinin ardından …’la vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini belirttiği, mağdurenin bu beyanında … ile diğer görüşmelerinde cinsel ilişki gerçekleştiğine yönelik bir anlatımının bulunmadığı nazara alındığında, …’ın mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştirdiği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde TCK’nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Mağdurenin beyanlarında, sanık …’ın, silah tehdidiyle soyunmasını sağlayıp anal yoldan ilişkiye girmeye çalıştığını, ancak bağırması nedeniyle…’ın “daha sonra yaparız” diyerek kendisini bıraktığını belirtmesi karşısında, dava konusu olayda sanığın hareketlerini sonuna kadar götürebilmesi imkân dâhilinde bulunduğu halde bundan vazgeçerek icra hareketlerine kendiliğinden son verdiği ve hakkında 5237 sayılı TCK’nın 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmak suretiyle eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı olarak kabul edilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten hüküm kurulması,
Sanık …’ın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sırada mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, mağdurenin şahsına zarar verdiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu sebeple TCK’nın 110. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı gözetilmeden atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 110. maddesine göre indirim yapılması neticesinde eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar … ile … müdafileri, suça sürüklenen çocuk … müdafii, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.