YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2645
KARAR NO : 2016/3291
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-g, 168/2, 62, 52, 53, 58. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile birlikte hak yoksunluğuna ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ve yeğeni olan temyiz kapsamı dışındaki diğer sanık …’nin birlikte hareket ederek dolandırıcılık yapmak amacıyla internete hayali isimlerle ilanlar verdikleri, kendilerini arayan şahısları ikna ederek kapora amacıyla para istedikleri, temin ettikleri menfaati paylaştıkları, katılanın gönderdiği 500 TL’yi bankadan çekerek haksız menfaat temin ettikleri anlaşıldığından basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK’nın 158/1-g maddesi gereği uygulama yapılırken hapis cezasından sonra adli para cezasının belirlenmesi sırasında, her hangi bir yasal zorunluluk bulunmadığı halde, “elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacağından” ibaresine yer verilmesi, hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak takdir edilmesi ve gösterilen diğer gerekçelere göre bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma öncesi hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, hükmün yalnız sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeni ile bu durumun 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, kurulan yeni hükümde TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/03/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.