YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/41198
KARAR NO : 2016/13256
KARAR TARİHİ : 10.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … hakkında 13.08.2008 tarihli katılan …’ya yönelik hakaret eyleminden dolayı dava açılmasına karşın hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği ve bu konuda temyiz denetimine konu bir hüküm bulunmadığı anlaşılarak ve sanık …’ın katılan …’ya yönelik 24.11.2008 tarihli hakaret eyleminden kurulan hükmün karar tarihi itibariyle temyizinin mümkün olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanıklar … ve …’ın katılan …’ya yönelik 13.08.2008 tarihli tehdit eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık …’ın katılan …’ya yönelik 13.08.2008 tarihli tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet, sanık …’ın katılan …’ya yönelik 24.11.2008 tarihli tehdit ve hakaret eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlere gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık …’ın katılan …’ya yönelik 24.11.2008 tarihli hakaret eyleminin telefonda katılanın işyerinde çalışan tanık …’e söylendiğinin ve katılanın gıyabında gerçekleştiğinin anlaşılması, katılanın gıyabında gerçekleşen hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât etmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda üç kişi ile ihtilatın ögesinin ne suretle oluştuğu açıklanmadan sanığın mahkumiyetine hükmolunması,
b-Sanıkların sabıkasız olmaları, tehdit ve hakaret suçları nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut maddi bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması, duruşmadaki davranışları olumlu görülerek takdiri indirim uygulanması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “katılanda meydana gelen zarar giderilmemiştir, katılan sanıklardan olan şikayetini devam ettirmektedir, bu nedenle sanıklar hakkında CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasının hakkaniyete daha uygun olacağı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.