Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2012/9074 E. 2013/130 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9074
KARAR NO : 2013/130
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 134 ada 4, 16, 19, 26, 135 ada 14, 137 ada 16, 144 ada 5, 151 ada 5, 168 ada 5, 169 ada 2, 180 ada 4, 181 ada 1, 182 ada 1 ve 183 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve … miras yoluyla gelen hakka dayanarak, miras paylarına yönelik dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava ve temyiz konusu taşınmazların eşit paylarla davacılar ve davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların davacıların miras bırakanı, davalının kayınpederi …….dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın taşınmazları davalıya satarak zilyetliğini devredip devretmediği veya ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Dava ve temyiz konusu taşınmazların bir bölümü davalının tutunduğu 11.12.1992, 22.4.1993 tarihli satış senetlerinin kapsamında kalmaktadır. Taşınmazların öncesinde tapuya kayıtlı olmadığı, menkul hükümlerine tabi olduğu gözetildiğinde mülkiyetinin zilyetliğin devir ve teslimi ile el değiştireceği muhakkaktır. Muris …….’ın taşınmazları ölene kadar kullandığı, önce alıcı sonra satıcı olarak senetlerde ismi geçen dava dışı ……’un taşınmazlara zilyet olmadığı dikkate alındığında zilyetliğin devir ve teslim edilmediği,
mülkiyetin el değiştirmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan murisin ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Somut olayda; ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı, davalının tutunduğu 11.11.1996 tarihli satış senedinin kapsamındaki yerin ortak miras bırakana ait olduğu mirasının elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu tasarruf işlemi niteliğindeki satışın geçerli olabilmesi için tüm mirasçıların katılımı ile yapılması gerektiği, tereke karşısında 3.kişi durumunda olan davalının zilyetliğinin de 20 yıla ulaşmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL. harcın davalıdan alınmasına, 17.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.