YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13431
KARAR NO : 2016/16945
KARAR TARİHİ : 05.10.2016
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 125/1-4, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 580 Türk lirası ve 500 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2009 tarihli ve 2008/152 esas, 2009/136 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 86/2,125/1-4, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 580 Türk lirası ve 500 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 03/11/2015 tarihli ve 2015/312-741 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 16.06.2016 tarih ve 2016/4303 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.06.2016 tarih ve 2016/262213 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında denetim süresinde suç işlediği yönünde ihbar üzerine başlatılan yargılama sırasında, katılanın 11/05/2015 tarihli dilekçesi ile şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, 5237 sayılı Kanun’un 74/3.maddesindeki “Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” düzenlemeye nazaran hükmün kesinleşmesine kadar şikayetten vazgeçmenin hukuken muteber olduğu cihetle; sanığa isnat edilen 5237 sayılı 86/2 ve 125/1 .maddeleri kapsamında kalan hakaret ve basit yaralama suçlarının takibi şikâyete bağlı suçlardan olmasına nazaran, sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi hükmünce düşürülmesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, talebin niteliğine göre, 26.02.2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümüne İlişkin Ortak Hükümler” kısmı ve 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca işin incelenmesi Yüksek Yargıtay 18. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE; dosyanın incelenmek üzere ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE; 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.