YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12895
KARAR NO : 2016/17401
KARAR TARİHİ : 12.10.2016
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/2, 457/1, 51/1 ve 59. maddeleri gereğince l yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair… Ağır Ceza Mahkemesinin 03/06/1994 tarihli ve 1994/64 esas, 1994/93 sayılı kararıyla ilgili olarak memnu hakların iadesi talebinin reddine ilişkin… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/07/2014 tarihli ve 2014/767 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 26.05.2016 tarih ve 2015/13831 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.06.2016 tarih ve 2016/236908 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın kasten yaralama suçundan almış olduğu mahkumiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun’un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda mahkemesince sanığın mahkumiyet kararında yasaklanmış hak bulunmadığı gerekçesi ile sanığın memnu hakların iadesi talebinin reddedildiği anlaşılmakla, her ne kadar sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da sanık hakkında adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, sanığın cezasının infaz edildiği tarih olan 15/07/1996 tarihinden itibaren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde yer alan 3 yıllık sürenin geçmiş olduğu ve sanığın daha sonra yeni bir suç işlememiş olduğu cihetle, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile talebin reddine ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/07/2014 tarihli ve 2014/767 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.