YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16272
KARAR NO : 2013/378
KARAR TARİHİ : 17.01.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.1.1999 başlangıç tarihli 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın niteliği “akaryakıt istasyonu” olarak belirtilmiş olup, sözleşmenin en son 1.1.2009 tarihinde 1 yıl süreliğine yenilenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından 31.01.2011 tarihli dava dilekçesinde işsiz olmaları nedeniyle kiralanana ihtiyaçları olduğundan bahisle ihtiyaç nedeniyle tahliyeye karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın hasılat kirasına dayalı tahliye istemi olduğu, fesih ihtarının sadece maliklerden … tarafından keşide edilmiş olup geçersiz olduğu, fesih ihtarının süresi içinde yapılmadığından kira süresinin uzamış olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın hasılat kirasına dayalı tahliye istemi olup, çekilen ihtarın süresinde ve usulüne uygun olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kiralananın niteliği ve buna göre dava tarihi de dikkate alınarak uygulanacak yasanın belirlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın Belediye sınırları içerisinde olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece öncelikle kiralanana uygulanacak yasanın tayini bakımından Belediye hudutları içerisinde olup olmadığı, Belediye hudutları dahilinde ise, kiralananın niteliğinin incelenerek musakkaf nitelikte olup olmadığının tespit edilerek ve uyuşmazlığın çözümünde 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanunun mu, yoksa Borçlar Kanununun mu uygulanacağının belirlenerek ondan sonra işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu araştırmalar yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun
428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.