Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/1739 E. 2016/16541 K. 28.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1739
KARAR NO : 2016/16541
KARAR TARİHİ : 28.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, sanığa gelmediği takdirde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içerir duruşma gününü bildirir çağrı kağıdının 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/1. maddesi uyarınca öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğe çıkarılması, aynı Kanunun 10/2. maddesi uyarınca bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen son adresi olarak kabul edilip tebligatın bu adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın daha önce bildirdiği adresine duruşma gününü içeren davetiye çıkarıldığı, adresinden taşındığından bahisle tebligat iade edildiği halde, sanığa usule uygun tebligat yapılmadan, duruşmadan haberdar edilmeden hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
2) Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
3) Sanığın savunmasında katılanın kendisine küfretmesi üzerine katılanın suratına kafa attığını belirtmesi karşısında, olay hakkında bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan … tanık sıfatıyla dinlenerek sonucuna göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekildeki gerekçeyle sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
4) Sanık hakkında TCK’nin 86/1, 87/3, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 11 ay 20 gün hapis cezasının TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi sırasında yazım hatası yapılarak 350 gün adli para cezası yerine, 150 gün adli para cezasına çevrildiğinin belirtilmesi ve TCK’nin 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den 7.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 7.060,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.