YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7058
KARAR NO : 2016/10928
KARAR TARİHİ : 19.09.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacının …Üniversitesi, Ekonometri Bölümü, 2.sınıf öğrencisi olduğunu, eğitim masrafları bulunduğunu ileri sürerek, aylık 800.00.- TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile; davacıya devamlı para gönderdiğini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; aylık 175.00.-TL yardım nafakası takdirine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 364/1.maddesine göre; Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.
Aynı kanunun 365.maddesinin 2.fıkrasında da; davanın, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibaret olduğu düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 328/2 maddesine göre de; Çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
Hukuk Genel Kurulu’nun 07.06.1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Eğitimine devam eden reşit birey kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir.
Somut olayda; davacının aylık 350.00.-TL yurt ücreti ödediği, annenin ev hanımı olduğu, babanın çekici operatörü olarak çalıştığı, aylık gelirinin 4.143.00.- TL olduğu, yasal kesinti olan 1.307.00.- TL nin bu miktardan kesildiği, davalının davacının annesi ve kardeşi için toplam 900.00.- TL nafaka ödediği, davalının kira ödemediği tespit edilmiştir.
Tarafların ve dava dışı annenin ekonomik ve sosyal durumları ve davacı öğrencinin ihtiyaçları değerlendirildiğinde; davacı yararına takdir edilen yardım nafakası miktarı az olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, davalının gelir durumu, davacının giderleri, mirasçılıkta da aynı sırada yer alan dava dışı annenin de nafakaya katılma yükümlülüğü değerlendirilerek ve hakkaniyet ilkesi (TMK 4. maddesi) de gözetilerek, daha uygun bir yardım nafakası takdir etmekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.